YABANCI DİL Mİ? YABANCI SİZ Mİ?

Bireylerin en temel ihtiyaçlarından biri olan iletişim; iki insan ya da insan grubu arasındaki duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. Bir topluma ait olmak ancak iletişimle mümkündür aynı zamanda sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçların karşılanmasında iletişim bir zorunluluktur. İletişim farklı kanallarla gerçekleştirilmektedir. Bunlar dil, şekil, resim, şekil ve vücut hareketleridir. İnsanlar arasında duygu ve düşünceleri en sağlıklı yoldan aktarmayı sağlayan iletişim dil ile sağlanmaktadır. Fiziksel ve zihinsel anlamda sağlıklı her insan bir ana dile sahip olarak sosyal çevresine dâhil olmaktadır. İçerisinde bulunulan toplumda varlığını medeni varlığını sürdürebilmek adına her insan bir ana dile sahip olmak zorundadır. Bir ana dile sahip olmak insanlar için hayatı sürdürebilmek, sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yeterli olmaktadır. Modern çağa kadar bu düşünce yapısıyla toplum tarafından yadırganmadan huzur içerisinde varlığınızı sürdürebilmeniz mümkündü. Eğer kendinizi orta çağda yaşayan sıradan bir insan olarak görüyorsanız vaktinizi daha fazla harcamadan ekranın sağ üst köşesinde bulunan “x” işaretine tıklayarak yaşamınıza devam edebilirsiniz. Kendinizi modern dünyada görüyorsanız, globalleşen dünyanın farkındaysanız ve eğer siz de “ana dil yeterli olmaktadır” cümlesini okuduğunuzda “Ne, nasıl yeterli olur? Bu adam çıldırmış mı ?” diye bir tepki verdiyseniz tam da olmanız gereken yerdesiniz.
Dünya artık eskisi gibi değil. Aslında dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Dünya sürekli değişen, gelişen, büyüyen bir organizma… Özellikle 20.yy sonrası bu gelişim ve değişim ivme kazanarak bugünlere gelmemizi sağlamıştır. Günümüzde iki çeşit insan var. Birincisi dünya haritasına baktığında sınırları görenler, ikincisi ise dünyayı bir bütün olarak görüp sınırları kafasında silebilen insanlar. Peki siz hangi taraftasınız? Dünya üzerinde artık sınırlar kalktı demek çok da yanlış olmayacaktır. Batıdaki bir ülkede olan bir gelişmeden doğudaki ülkede yaşayan bir insanın saniyeler içerisinde haberi oluyorsa zaten sınırlardan bahsetmek mümkün değildir. Dünya ne kadar gelişir ve değişse de değişmeyen tek bir ihtiyaç var ki insanlık tarihi kadar yaşlı ve insanlık var oldukça devam edecektir. Bu tabi ki iletişimdir. Modernleşen ve sınırların kalktığı bir dünyada yalnızca kendi ana dilinizdeki insanlarla iletişim yeterli olmamaktadır. Farklı kültürler, toplumlar ve düşünceleri paylaşabilmek için birden çok dil öğrenmek zorunluluk haline gelmiştir. Fark ettiyseniz “yabancı dil” tabirini kullanmadım. Çünkü artık dil yabancılaşmaktan çıkıp insanları yabancılaştırdı. Yabancı dil bilmek artık bir ayrıcalık olmaktan çıkarak olağan bir durum haline geldi. Peki siz bu dünyanın neresindesiniz?
Dünya üzerinde aktif konuşulan dil sayısı takriben 6000 olarak belirlenmiştir. Aktif konuşulan dillerden öğreneceğiniz her biri size muhakkak ki fayda sağlayacaktır. Eğer imkanınız varsa Zulu kabilesinin konuştuğu Zulu dilini bile öğrenin. Şimdi mutlaka ki bu yazıyı okuyanlarınızdan Zulu kabilesini ilk defa duyanlar “Ne gerek var canım kabilenin konuştuğu dile” diyecektir. Zuluların büyük çoğunluğu Güney Afrika’da yaşamaktadır ve bugün tahmini 10 milyon kişi bu dili konuşmaktadır. Güney Afrika’nın “BRICS” adı verilen dünyadaki hızlı gelişen ülkelerinin oluşturduğu topluluğun 5 üyesinden biri olduğunu biliyor musunuz? “BRICS” işte o sondaki “S” harfi Güney Afrika. Diğerlerini de söyleyeyim araştırmak zorunda kalmayın. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin. Evet biraz önce muhtemelen çoğunuzun gereksiz olduğunu düşündüğünüz Zulu dilini öğrendiğinizde Güney Afrika ile sosyal ve ekonomik bağ kurabilirsiniz demektir. Bu örneği verme sebebim biraz önce bahsettiğim 6 bin dilden hiçbirinin gereksiz olmadığıdır. Öğrenme imkanınız olan her dili öğrenin. Dünya üzerinde bir dil var ki Kutup noktalarından ekvator çizgisine, doğusundan batısına dünyanın her yerinde geçerli olup, hangi ülkeye giderseniz gidin iletişim kurabilmenizi sağlayacaktır. Evet doğru bildiniz tabi ki “İngilizce”. Biraz önce bahsettiğim Güney Afrika’daki insanlarla iletişim kurabilmek için de İngilizce öğrenebilirsiniz. İngilizce dünya üzerindeki en yaygın dil olup evrensel bir dil konumundadır. 3.dünya ülkesi olarak adlandırılan gelişmemiş ülkeler de dahil dil öğrenme konusunda sorunlar çoktan aşılmış bir konudur. Dünyanın hiçbir ülkesinde dil öğrenmek tartışılan bir konu değildir.
Dil öğrenmek ihtiyaç evet ama yazının başında da bahsetmiştim esas ihtiyaç iletişim. Dil ise burada sadece bir araç. Dil öğrenme serüvenine başlamadan önce şunu yapmanızı tavsiye ediyorum. Sizin hayatınızı sizden daha iyi kimse bilemez. Alın elinize bir kağıt bir kalem. Dili öğrenmenin size katacağı artı ve eksileri yazın. Eksilerine muhtemelen çoğunuz yalnızca nakit ve vakit yazacaktır. Çünkü dil öğrenmenin bir insana başka ne gibi eksisi olabilir değil mi? Önemli olan artılar kısmına neler yazacağınız. Çoğu insan ekonomik fayda sağlama amaçlı dil öğrenmek ister. Kimileri de sosyal amaçlarla öğrenmek ister. Hedef dil öğrenmek olduğu sürece motivasyon kaynağının ne olduğu bence çok da önemli değil. Çünkü sonuca ulaştığınızda dili her amaçla kullanabileceksiniz ama yine de öğrenmek için kendinizi bir şekilde motive etmeniz hedefe giden yolda daha hızlı ilerlemenizi sağlayacaktır.
Dil öğrenme süreci birçok insan için korkutucu bir süreçtir. Kimileri için yanlış yapma korkusu kimileri içinse yeni bir şeylere başlama korkusu dil öğrenimi zorlaştıran etmenlerdir. Şunu da belirtmekte fayda var ki yapılan birçok araştırma göstermektedir ki birden çok dil bilen insanların yalnızca ana dilini bilen insanlara göre özgüveni daha yüksektir. Bütün mesele o atlayışı yapabilmekte aslında. Korkularınızı ve çekincelerinizi yendikten sonrasının çok daha kolay ilerlediğini fark edeceksiniz. Dil öğrenme süreci sanıldığı gibi korkutucu değil aksine eğlenceli bir süreçtir. Ama mükemmeliyetçi yapılarımız bize burada zarar veriyor. “Ya yanlış söylersem” düşüncesiyle konuşmuyoruz. Fakat dil öğrenmenin yolu konuşmaktan geçiyor. Bir dilin bütün kurallarını teorik olarak öğrenebilirsiniz ama eğer konuşmuyorsanız o dili öğrenmiş sayılmazsınız. Hatırlayın dil iletişimin aracıydı. İletişim için dil öğreniyorsanız konuşmalısınız. Yanlış yapmaktan korkmadan konuşun. Yanlış yapmadan doğruya ulaşamazsınız. Korkusuzca konuşun ve sonunda fark edeceksiniz ki o dili öğrenmiş olacaksınız. Dünyada artık sınırlar kalktı. Değişim ve gelişime ayak uydurmak için ufkunuzu geniş tutmalı ve sınırlarınızı aşmalısınız. Peki sizin için yabancı dil mi yoksa dile yabancı olan siz mi ?

Metin Can
Dilworld Dil Okulları
Eğitim Danışmanı

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir